-
Finansal Özgürlük: Doğru Adımlarla Geleceğe Güvenle Yürümek


Photo by Leeloo Thefirst on Pexels.com Bugün, finansal özgürlüğü elde etmek için edinmemiz gereken temel prensipleri paylaşmak istiyorum. Kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, gelir yönetimi, tasarruf, borç azaltma ve yatırım yapmanın finansal özgürlüğün temel taşları olduğunu anlatmaya çalışacağım. Bu prensipler, mali anlamda bağımsızlığı elde etme arzumuzun temelinde yatmaktadır. Finansal özgürlüğü yakalayarak geleceğe güvenle bakabilir ve istediğimiz yaşam tarzını yaşama özgürlüğüne sahip olabiliriz.
Finansal özgürlük, maddi ihtiyaçlarımızı karşılamamızı ve hayallerimize ulaşmamızı sağlayan bir hedef olarak öne çıkar. Bu yazımda, bu hedefe nasıl ulaşabileceğimizi temel prensiplerini vererek ve finansal özgürlüğün bize sağladığı faydaları ele alacağım. Finansal özgürlüğe ulaşmak için mali planlama, mali disiplin ve sabır kilit anahtarlardır.
- Bütçe Oluşturma: Gelir ve giderlerin düzenli takibi, aylık, mevsimsel veya yıllık olarak gerçekleştirilebilir. Bu sayede ana gelirimizi, temel giderleri ve tasarruf miktarını belirleyebiliriz. Harcamalarımızı minimum düzeyde tutarak tasarruf alışkanlığı edinmeliyiz.
Ahmet, aylık gelirini belirledi ve bütçesini oluşturduktan sonra, aylık giderlerini ve tasarruf edebileceği miktarı net bir şekilde gördü. Gelirinin %10’unu tasarruf etmeye karar verdi ve otomatik olarak bir tasarruf hesabına aktarmaya başladı. Bu sayede gelirini akıllıca yöneterek, tasarruf alışkanlığını güçlendirdi. Bütçe oluşturmada Ahmet gibi ol.
- Borç Azaltma: Borçlar, finansal özgürlüğe giden yolda en büyük engellerden biridir. Harcamalardan kaynaklanan borçları en aza indirgemeliyiz. Gereksiz harcamalar yapmamak ve yaşam standardımızı makul seviyede tutmak, borçları azaltmak ve finansal durumumuzu düzeltmek açısından önemlidir.
Mehmet, kredi kartı borçlarının neden olduğu yüksek faiz ödemelerinden rahatsızdı. Borçlarını azaltmak için ek bir gelir kaynağı yaratmaya karar verdi. Boş zamanlarında freelance yazı yazmaya başladı ve bu geliri kredi kartı borçlarını ödemek için kullandı. Bu sayede borçlarını hızla azalttı ve finansal özgürlüğe doğru önemli bir adım attı. Borç azaltma alternatif yolları bulmak için Mehmet gibi ol.
- Yedek Akçe: Beklenmedik harcamalar için hazırlıklı olmalıyız. Acil durumlar için ayrılmış bir yedek akçe sistemimiz olmalı. Kaç aylık olacağına siz karar verebilirsiniz, ancak en az 3, 6 veya 12 aylık giderinizi karşılayacak bir miktar belirlemelisiniz. Bunu “kötü gün parası” olarak biriktirebilirsiniz. Bunlar mevduat ya da altın gibi kolay nakite cevrilebilr pozisyonda olması önemlidir.
Ayşe, her ay kahve dükkanında yaptığı küçük harcamaların toplamını hesapladığında, aylık olarak oldukça ciddi bir miktarın harcandığını fark etti. Bunun yerine, her sabah evde kahve yapmaya başladı ve yıllık tasarrufu hesapladığında önemli bir meblağın biriktiğini gördü. Bu küçük adım, tasarruf alışkanlığını geliştirmesine ve daha büyük hedeflere ulaşmasına yardımcı oldu. Yedek akçe oluşturmada ve tasarufta Ayşe gibi ol.
- Yatırım Yapma: Yatırımlarımızı genellikle orta ve uzun vadeli olarak planlamalıyız. Ben uzun vadeli yatırım tercih ediyorum. Yatırımlar aktif ve pasif olarak ikiye ayrılır. Aktif yatırım size enflasyonun üzerinde getiri sağlarken, pasif yatırım getiri sağlamaz. Aktif yatırım: Hisse senedi, Eurobond, Fonlar, düşük kredili ev alma vb. Pasif yatırıma örnek olarak yeni bir araba almayı söyleyebilirim. Getirisinden çok giderleri mevcuttur. Türkiye bazında son iki yıldır aşırı fiyatlanmalardan dolayı aktif bir yatırımdı.
Elif, yatırım yaparak pasif gelir elde etmeyi hedefliyordu. Uzun vadeli bir yaklaşımla hisse senedi ve tahvillere yatırım yapmaya başladı. İlk başta küçük miktarlarla başlayarak, zaman içinde portföyünü büyüttü. Bu yatırımlar sayesinde zamanla düzenli olarak temettü geliri elde etti ve gelecekte finansal özgürlüğe daha yakın bir konuma geldi. Yatırımda Elif gibi ol.

Photo by Ceejay Talam on Pexels.com Finansal özgürlük İçin ne kadar mali kaynak lazım, ne zaman başlamalıyım?
Başlamak için tasarruf miktarınızı belirleyerek, erteleme yapmadan en kısa sürede başlanmalısınız. Tasarruf ve yatırım yapma disiplinini özümsememiz gerekmekte. Her ay net maaşımdan sizin belirleyeceğiz miktarı yatırıma ayırmak önemlidir. Böylece yatırım ve tasaruflarımız üzerinde, bileşik faizin gücü zaman geçtikce görülecektir. Einstein’in bu konu ile ünlü bir sözüde vardır. “Bileşik faiz dünyanın sekizinci harikasıdır. Onu anlayan kazanır, anlamayan bedelini öder.” mesaj kesin ve net öyle değil mi?
Ne zaman finansal özgür olurum?
Finansal özgürlüğünüzün zamanlaması, bireysel hedeflerinize ve mali durumunuza bağlıdır. Herkes için ihtiyaç duyulan miktar kişiden kişiye değişebilir. Herkesin kişisel hedef ve arzuları, gelecek planları farklıdır. Finansal özgürlük için gereken miktarda farklılık gösterebilir. Bu konuda çeşitli yaklaşımlar var başka bir blog yazısında finansal özgürlük için gerekli miktarı hesaplamayı, bu konudaki diğer kavramlardan da kapsamlı bir şekilde bahsedeceğim.
Sonuç olarak, finansal özgürlüğe ulaşmak için temel prensipleri, iyi bir mali planlama (gelir- gider dengesi), tasarruf alışkanlığı, borç azaltma ve doğru yatırım yapma gibi adımlarla finansal özgürlüğü yakalayabiliriz. Ancak unutmayın, finansal özgürlük sadece maddi değil, aynı zamanda huzur ve güven duygusuyla da ilişkilidir. Başlamak için ne kadar paranız olduğu önemli değil, disiplin ve azimle hareket ederek finansal geleceğinizi şekillendirebiliriz.
-
Doğanın İzinde Yatırım Felsefem


Photo by Kasuma on Pexels.com Bugün, yatırım felsefem ve doğa ile nasıl anlamlı bir bağ kurduğumu sizlerle paylaşmayı amaçlıyorum. Kendi düşüncelerimin temelini ve bu yoldaki serüvenimi anlatarak, yatırım ve doğanın güzellikleri ve zorlukları arasındaki dengeyi nasıl kurduğumu açıklamak istiyorum. Öncelikle kendimden biraz bahsedeyim.
Doğanın adrenalin dolu sporlarına ilgi duyan birisiyim. Dağcılık, mağaracılık, dalış, koşu ve hatta ultra maraton gibi zorlayıcı sporlarla amatör olarak ilgileniyorum. Doğanın kucakladığı bu deneyimler, benim için sadece fiziksel bir zorluk değil, aynı zamanda kendimi keşfetme ve sınırlarımı zorlama fırsatıdır. Bu sporlarla haşır neşir olabilmem için elbette zaman ve maddi güç gerekiyor.
Son beş yılımı sabit bir iş döngüsünde geçiriyorum. Beyaz yakalı olarak çalışmanın getirdiği rutin ve iş dünyasının koşuşturması arasında, doğada geçirmediğim ya da çok az geçirdiğim zamanlar rahatsızlık duymama neden oldu. Bu durum, beni düşündürdü ve sorgulamaya itti. Neden çalışıyorum? Sadece para ve kariyer mi, yoksa gerçek mutluluğu ve yeni deneyimleri mi arıyorum? Aradığım şey, ruhumu geliştiren deneyimler tabi ki. Ancak para kazanmadan da bunu gerçekleştiremeyeceğimi biliyordum. Kendi cevabımı gerçekleştirmek için önceliğimi finansal özgürlüğe nasıl ulaşacağıma karar verdim. Finansal özgürlük, zamanımı özgürce yönetme ve istediğim deneyimleri yaşama gücünü verebilirdi. Bu nedenle, bir yıl önce yatırım ve borsa dünyasına adım attım.
Borsa, benim doğa sevgim ve deneyimlerimle benzerlikler taşıyor. Zorlu maraton yarışları, dağcılıkta zirve tırmanışları veya keşfedilmemiş mağaralara adım atmak gibi, borsa da keşfedilmemiş bir dünya sunuyor. Her iki alan da başarıya ulaşmak için birçok faktörün bir araya gelmesini gerektirir. Benzer şekilde, borsa da başarıya giden yolda denge ve uyum gerektiren bir yolculuktur. Bu yolculuğun daha başındayım.
Doğada daha yükseklere ilerledikçe, beklenmedik zorluklarla karşılmaktadır. Yolu örten bir kar fırtınası, rotayı görünmez hale getir ve kararlılığımı sınamak adına bir sınav niteliği taşır. Bu durum, hisse senedi piyasasındaki dalgalanmalar ve öngörülemeyen olaylara benzemekteydi. Dağda olduğu gibi, stratejimi ayarlamam gerekti, hızımı ayarladım ve belirsizliklerle başa çıkmak için çaba sarfediyorum. Bu da finansal piyasalarda değişen koşullara uyum sağlama becerisini yansıtıyor.
Zirveye ulaşma yolculuğu, durağan bir zihnin önemini vurgular. Belirsizlikler içinde bile odaklanmayı sürdürmek gerekliliğini anlatır. Benzer şekilde, hisse senetleri ve yatırımlar dünyasında da duygular yükselebilir ve soğukkanlı bir yaklaşımı sürdürmek hayati önem taşır. Dağ tırmanışında olduğu gibi, finansal hayat içinde de araştırma ve analizime güvenmeyi öğreniyorum.
Doğa sevgimi ve macera tutkumu yatırım felsefeme entegre ederek hisse senetleri piyasasını zorlu bir zemin olarak görüyorum. Tehlikeli bir dağı tırmanmak, doğru araştırma yapmak ve stratejik düşünmek gibi, yatırım dünyasında da benzer bir yaklaşım gereklidir. Her iki dünyada da hesaplı risk alma, stratejik düşünme ve baskı altında sakin kalabilme yeteneğinin karışımı vardır.
Doğayı ve yatırımları birleştiren bu yolculuklarda, her iki alanın öğrettiklerinin birbirini tamamladığını fark ettim. Dağ zirvelerinde durup nefes kesen manzaraları izlerken aldığım keyif gibi, iyi planlanmış yatırım kararlarının getirdiği ödülleri de kutladım. Her deneyim, doğru yaklaşım, kararlılık ve biraz cesaret ile zorlu yolları aşabileceğimi gösteriyor. Olması gereken dağ patikaları ya da hisse ve yatırımların karmaşık dünyasında gezinmek.

Photo by Burak The Weekender on Pexels.com Borsa da benzer bir duruma sahip. Zorlu anlarda, duygusal olarak sağlam kalmak ve doğru kararları almak gerekiyor. Yatırımcıların bazen yanıldığı, kayıplar yaşadığı anlar olacaktır. Ancak her şeyden önce soğukkanlılıkla ilerlemek, plana sadık kalmak ve gerektiğinde planı revize etmek önemlidir.
Doğadan aldığım ilhamla, borsa yolculuğumu bir maceraya çevirmeye çalışıyorum. Borsada, doğanın karmaşıklığına benzer şekilde, deneyimlerim ve öğrenmelerimle ilerlemeyi amaçlıyorum. Bu yolculukta da adım adım, doğanın ve yatırımcı dengesiyle uyum içinde yol almak ve başarıya ulaşmak en büyük hedefim. Son söz olarak, Her iki dünyada da, soğukkanlılık ve kararlılık, başarının anahtarıdır. Plan yapmak, hedefe ulaşmak için cesurca adımlar atmak ve gerektiğinde stratejileri değiştirmek önemlidir.
-
Borsada Yeşeren Yatırım Maceram

Ekim 2022 ayında kızımın doğumuna yaklaşırken ekonominin iniş çıkışları ve Türkiye’nin belirsiz ekonomik dengesi içinde yatırım fırsatları arayışına girdim. Sonuçta beyaz yakalı, sabit maaşlı çalışan insanız. Hiç deneyimim olmamasına rağmen, Borsa İstanbul’un rekorlarını kırması beni cezbetti.
Grafiklerin derinliklerinde gezinirken, 2022 yılının Şubat-Haziran dönemindeki yükselişin ardından borsa %43 artmıştı daha sonra temmuzda bir düzelme gelerek % 12 düzeltme yaşandığını gözlemledim. Düzelme yaptıktan sonra borsa 19 Temmuz ve 14 Eylül’e kadar % 58 lik bir artış sağlamıştı. Bu ikinici yükselme evresini de gözlemlemiş oldum ve düzeltme devresini bekledim. 14 Eylül ve 3 Ekim arasında beklediğim düzelme geldi ve endeks kazandırdıklarından %18 geri çekildi. Bu fırsatı değerlendirmem gerektiğini düşündüm ve Borsaya girme zamanıydı. Farklı sektörlerde çeşitli hisseler almanın önemini kavramıştım. 20.000 TL ile yatırıma başladım ve portföyümü THY, EREGL, ISDMR, VESBE, AKBANK, GARAN, TOFAS, ENJSA, SAHOL, TUPRS, HEKTS gibi hisselerle oluşturdum. Bu, riskleri dağıtmak ve çeşitli fırsatları değerlendirmek adına mantıklıydı.
2022 Ekim’inden 2023 Ocak’a kadar devam eden bir ralli, portföyümde %50 civarında bir getiri sağladı. Bu süreç boyunca, doğru zamanda farklı hisselere girişler yaptım ve portföyümü 30000 TL maliyetle büyüttüm. Ancak, süreç içinde bazı hatalar yaptım, çünkü yatırım dünyasının doğası gereği bunlar kaçınılmazdı.
BIST’in dalgalı seyrine rağmen, portföyümdeki hisseleri yönetmeye odaklandım. Temettü getirileri de elde etmeye başladım Şunbat, Mart, Nisan aylarında toplam 2500 tl yakın bir getirim oldu. Bu getirileride ekleyerek portföyümü 55.000 TL’ye yükselttim. Birleşik getirinin gücüne inanıyorum ve sonuçlarını hep beraber göreceğiz.
Seçim sonuçlarının belirsizliği sona erdiğinde, nakit varlığımı tamamen hisselere yönlendirdim ve portföyümü 70.000 TL’ye kadar büyüttüm. Bu süre içerisinde portföyümde nihailendirmeye çalıştım. Portföy içerisine giren hisseler olduğu gibi çıkan hisselerimde oldu, adet sayıları değişti. Aşağıdaki tabloda bunu görebilirsiniz. İlk 100.000 TL barajınıda haziran ayı içerisinde aştım.

Bu süreçte, yatırım portföyümü büyütmeye çalışırken, doğadan öğrendiğim dengeli ve çeşitli yaklaşımı yatırım dünyasına taşıdım. Her dönemde dikkatli bir şekilde hareket etmeye çalıştım, bazen kazanırken bazen de kaybederek öğrendim ve büyüdüm. Tıpki bir dağa tırmanırmışcasına, sakin adımlarla ilerliyorum. Yatırım dünyasında keskin dalgalanmaların olduğu gibi, doğanın döngülerini takip ettiğim bir yolculuk oldu.
Portföyüme dahil ettiğim hisseler ve bu hisselerin performansı da ekonomik dalgalanmalar ile paralellik gösterdi. Her an, yeni bir yolculuğun kapılarını aralayabileceğini öğrendim. Bu süreçte öğrendiğim ve yaşadıklarımı paylaşarak, yatırım dünyasına yeni adım atanlar için rehber olmayı amaçlıyorum. Her geçen gün büyümeye ve öğrenmeye devam ediyoruz; çünkü doğa gibi, yatırım dünyası da sonsuz keşiflere ev sahipliği yapıyor.
-
Ekonomi ve Doğa: Yatırımın Sürdürülebilir Yolculuğu

Her başlangıç zor olduğu gibi bu ilk tanışma yazısıda zor benim için. İlk tanışma yazımı yazmanın verdiği heyecanı ve içimdeki hikayeyi paylaşmanın samimiyetini hissediyorum. Umarım sizi, doğaya olan sevgim üzerinden, ekonomiye ve yatırıma uzanan bir yolculuğa götürebilirim. Kendi düşüncelerime ve deneyimlerime ışık tutmak, sizlere de ilham vermek amacıyla buradayım.
Doğa, benim hayatımın bir parçası. Kamp yapmak, doğa yürüyüşleri içerisinde bulunmak ve her adımda doğanın eşsiz güzellikleriyle karşılaşma fırsatını yakalamak benim için vazgeçilmez bir hobidir. Yıllarca doğanın kollarında, zıtlıkların birbiri ile uymunu görerek geçirdim. Rüzgarın tatlı esintisi olduğu gibi fırtınalı bir havada da doğada huzur bulmaya çalıştım.
Ancak, bir noktada blog yazma fikri doğdu. Daha önceden çeşitli deneyimlerim oldu, ancak düzenli ve disiplinli bir şekilde yazmayı sağlayamadım. Yazdıklarım zamanla tozlu web sayfalarına karıştı ve kayboldu. Fakat her zaman içimde bir tutku vardı, hissettiğim ve paylaşmak istediğim.
Ardından, hayatımın en güzel sürprizlerinden biri olan kızım dünyaya geldi. Bir baba olarak, sorumluluklarım arttı ve bakış açım değişti. Ekonomi ve doğanın birleşimi, sürdürülebilir ekonomik bir yön bulma arayışı başlattı. Karım ve ben, doğaya saygı ve insana saygı prensipleriyle yaşıyoruz ve bu alışkanlıklarımızı uzun yıllar boyunca sürmektedir. Ancak ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanmalar, bizleri de etkiledi. Bu zorlu dönemde, yeni bir perspektife ihtiyacımız vardı. Bu noktada, farklı alanlarda yatırım yapma düşüncesi beni cezbetti. Özellikle Borsa İstanbul üzerinde uzun vadeli yatırım fırsatlarını araştırmaya başladım. Bu yolculukta öğrenilmiş korkularımı yenmek ve yeni ufuklara açılmak benim için önemli bir adımdı.
Ben bir yatırımcıyım, sadece bir borsacı değil. Uzun vadeli düşünüyorum ve temettü getirilerine odaklanıyorum. Bilgiyi, deneyimleri ve öğrenmeyi seviyorum. Kendi yatırım anlayışımı oluştururken saatlik ve günlük dalgalanmalardan ziyade geleceği gözetlemeyi tercih ediyorum.
Bu süre zarfında, birçok kitap, makale ve YouTube kanalından faydalandım. Öğrenmeye dair yaş sınırları yok, öğrenmek merakla başlar ve her anlamda büyümeyi destekler.
Bu blog, benim yatırım yolculuğumun bir yansımasıdır. Deneyimlerimi, öğrendiklerimi ve kendimi geliştirme sürecimi sizlerle paylaşmayı arzuluyorum. Daha sürdürülebilir, ekolojik ve bilinçli yatırım seçenekleri konusunda fikir alışverişi yapmak, yeni perspektifler sunmak ve birlikte büyümek için buradayım.
Yatırım dünyası, doğanın kendi ritmiyle dans ettiği gibi, benim için de yeni bir deneyim ve öğrenme alanı oldu. Umarım bu yolculukta birlikte ilerleyerek, daha iyi yarınlar inşa edebiliriz.
Sizleri bu heyecanlı ve bilgi dolu yolculuğa davet ediyorum. Haydi, hep birlikte öğrenelim, büyüyelim ve ilham alalım!

Ana Sayfa
1–2 dakika
