• Eylül 2025 Portföy Güncellemesi: Altın Rekor, Borsa Dalgalı, Merkez Bankası Faiz İndirimi

    Photo by Kseniia Bezz on Pexels.com

    Herkese merhaba, Eylül ayını da geride bıraktık. Yazın rehaveti sonbahar ile birlikte yerini daha hareketli ve belirsiz piyasalara bıraktı. Benim için de hem iş hem de yatırım gündemi oldukça yoğun geçti. Finansal özgürlük yolunda yatırıma başlayalı 35. ayı doldurdum. Bu ay özellikle küresel ticarette artan gerilimler ve içeride enflasyonla mücadelede atılan adımlar portföyüm üzerinde belirleyici oldu. Gelin beraber göz atalım.

    🌍 Küresel Ekonomi: Ticaret Savaşları ve Merkez Bankaları

    ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu ek gümrük tarifeleri eylül ayında da küresel piyasaların gündemindeydi. Özellikle Avrupa’dan ithal otomobillere getirilen %20 vergi, hem Euro Bölgesi sanayi hisselerini hem de küresel tedarik zincirlerini baskı altında bıraktı. S&P 500 ayı %2,1 düşüşle kapatırken, Nasdaq teknoloji hisselerindeki satışlarla %3’e yakın değer kaybetti.

    Çin tarafında ise büyüme rakamları beklentilerin altında geldi. Çin Merkez Bankası, kredi genişlemesini teşvik etmek için yeniden faiz indirimi yaptı. Bu durum kısa vadede Asya borsalarını desteklese de emtia fiyatlarında aşağı yönlü risk yaratıyor.

    Enerji piyasalarında petrol fiyatları eylülde yükselişe geçti. Orta Doğu’da artan jeopolitik riskler nedeniyle Brent petrol 80 doların üzerine çıktı. Doğalgaz fiyatları Avrupa’da kışa hazırlık alımlarıyla toparlandı.

    🇹🇷 Türkiye Ekonomisi: Enflasyonla Sıkı Mücadele

    Türkiye’de yıllık enflasyon eylül ayında %36,2 seviyesinde gerçekleşti. Gıda ve kira kalemlerinde artış sürerken, enerji fiyatlarındaki dengeleyici etki genel tabloyu bir miktar rahatlattı.

    Merkez Bankası, piyasaların “faizi sabit bırakmasını” beklediği bir dönemde sürpriz yaparak politika faizini %45’ten %42,5’e indirdi. Bu karar sonrasında TL mevduatların cazibesi bir miktar azaldı, borsa tarafında ise kısa vadede alım iştahını destekledi. Ancak kur oynaklığının yeniden artması, ilerleyen aylarda enflasyon beklentilerini bozma riski barındırıyor.

    Borsa İstanbul eylül ayında dalgalı bir seyir izledi. BIST 100 endeksi ay içinde 11.500 seviyesini test etse de, ayı %0,8 düşüşle 11.197 puandan tamamladı. Teknik olarak 11.000–11.200 bandı destek, 11.400–11.500 bandı direnç konumunda izleniyor.

    📊 Kişisel Portföy Durumum

    Eylülde portföyümde büyük değişiklik yapmadım ancak fırsat gördüğüm emlak sektöründe EKGYO alımı yaptım. Gıda perakende tarafında MGROS eklemesi gerçekleştirdim. THYAO ve TUPRS hisselerimden temettü ödemeleri aldım. Yaz aylarında sadeleştirdiğim portföyü korumaya devam ettim. Hisse senetlerinde yat aşağı seyir devam ederken, altın ve gümüş pozisyonlarım portföyümü dengeledi.

    Portföy dağılımım:

    • %31 Borsa İstanbul
    • %35 Emtia (altın, gümüş)
    • %20 TL Mevduat
    • %10 Fon
    • % 4 Döviz (USD & EUR)

    📌 Not: Emlak sektörüne EKGYO ile giriş yaptım; henüz temettü ödemesi yok ancak orta vadede büyüme potansiyeli nedeniyle portföyde yer verdim.

    Fon Portföyüm

    Fonlarda eylülde küçük çaplı hareketlilik vardı. IVY Blockchain fonu yine güçlü performans gösterdi. GID ve JET fonları ise daha yatay bir seyir izledi.

    📈 Eylül Getiri Özeti

    • BIST 100 portföyüm: Eklemelerimle beraber -%1,3
    • Fonlarım: +%2,3
    • Emtia (altın/gümüş): +%14,3 

    Bu ay bir kez daha gördüm ki; çeşitlendirme sayesinde piyasalardaki dalgalanmaları daha rahat karşılıyorum. Özellikle altın pozisyonum eylül ayında portföyümün güvenlik yastığı oldu.

    inansal özgürlük yolculuğumda her ay ayrı bir hikâye yazılıyor. Önemli olan, dalgalara rağmen rotada kalabilmek. Önümüzdeki dönemde küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi ve Türkiye’nin enflasyonla mücadelesi yatırım kararlarımda belirleyici olacak.

    Herkese bol kazançlı bir ekim ayı diliyorum 🍂📊

  • Ağustos 2025 Portföy Güncellemesi: BIST 100 Rekor Kırdı, Altın Yükseldi

    Photo by Craig Dennis on Pexels.com

    Herkese merhaba, Ağustos ayını da geride bıraktık. Blog’ a en son yazıyı mart ayında eklemişim o günden beri pek paylaşım yapmamışım. Kısaca hayatımda geçen 6 ayı size aktarayım. Nisan – Mayıs aylarında evde tadilat işlerine giriştik, banyoları yeniledik. Ustalık ve malzeme bulma işleri çok zor oldu. Ev içinde yaşarken tamir tadilat zor işler.  2,5 yaşında çocuğunuz varsa daha da zor oluyor. Nitekim istediğimiz gibi oldu. Genel bütçemizden 300 bin tl’ lik bir harcama yaptık.  Haziran ayının başında, tam bayramdan önce 11 yıldır çalıştığım firmadan işten çıkardılar, güzel bir bayram hediyesi oldu bana. Böyle bir işten çıkarma beklentim yoktu ama işten çıktım diye de şok olmadım. Çalıştığım yerde böyle durumlar oluyordu en sonunda bana da denk geldi.  Sonrası bayram ve haziran ayı sonunda doğada yürüyüş etkinliklerine katılarak kafa dağıttım ve ne istiyorum diye düşünme fırsatım oldu. Temmuz ortalarında kendi şirketimi kurdum danışmanlık ve mühendislik. Artık homeofice çalışacağım. Sabah erken uyanma derdi yok. En azından bu da bir deneyim olacak benim için göreceğim nasıl devam edeceğini. Ağustosta da ağırdan alarak biraz deniz ve bol bol kitap okuyarak kızımla zaman geçirerek devam ettik ve bu günlere geldik. 

    Yaz rehavetine rağmen gerek küresel ekonomide gerekse Türkiye piyasalarında olduğu gibi benim ve ailemin gündeminde hareketli bir dönem oldu. Finansal özgürlük yolunda yatırıma başlayalı 34. ayı doldurdum. Bu ay, özellikle dış politikada yaşanan gelişmeler ve içerde enflasyonla mücadelede atılan adımlar portföyüm üzerinde doğrudan etkiler yarattı. Gelin hep beraber nasıl devam ediyorum birlikte bakalım. 

    Küresel Ekonomi Gündemi: Belirsizlik ve Fırsatlar

    ABD’de Donald Trump’ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasının ardından ticaret politikalarında sertleşme sinyalleri devam ediyor. Özellikle Avrupa Birliği’ne yönelik %25 ek gümrük tarifesi söylemi, küresel ticarette belirsizliği artırdı. S&P 500 endeksi bu baskıyla ayı %1,8 düşüşle kapattı.

    Asya tarafında Çin ekonomisinde yavaşlama endişeleri yeniden gündemde. Çin Merkez Bankası büyümeyi desteklemek için faiz indirimine gitti; bu durum gelişen piyasalar için kısa vadede sermaye akışı yaratabilir. Ancak orta vadede emtia talebinde daralma riskini de barındırıyor.

    Enerji piyasalarında ise yaz aylarının sonunda petrol fiyatlarında yatay seyir dikkat çekti. Jeopolitik risklerin azalmasıyla Brent petrol 73–75 dolar bandında dengelendi. Doğalgaz ve kömür fiyatlarındaki düşüş, özellikle Avrupa için enflasyon baskısını hafifletici oldu.

    Türkiye Ekonomisi: Enflasyonda Sıkı Mücadele

    Türkiye’de ise yılın ikinci yarısında enflasyonla mücadelede kısmi bir başarı gözleniyor. Ağustos ayında TÜFE aylık %2,7 arttı, yıllık enflasyon %37 seviyesine geriledi. Hedeflenen patikaya yaklaşmak olumlu, ancak kur tarafındaki oynaklık ve gıda fiyatları risk oluşturmaya devam ediyor.

    Merkez Bankası, politika faizini %45 seviyesinde sabit tuttu. Bu durum, kısa vadeli fonlama araçlarında cazibeyi korumaya devam etti.  Borsa İstanbul’un ana endeksi BIST 100, ağustos ayında güçlü bir performans sergileyerek yaklaşık %5.2 yükseldi.

    • 22 Ağustos’ta 11.398,27 puanla tarihi zirvesini gördü.
    • Ayın son işlem gününü ise 11.288,05 puandan kapatarak hafif geri çekilmeyle tamamladı.
    • Yılın ilk sekiz ayında endeks toplamda %15’in üzerinde yükseliş kaydetti.

    Teknik olarak 11.100–11.200 destek, 11.400 direnç seviyeleri öne çıkıyor. RSI göstergeleri endeksin “aşırı alım” bölgesine yaklaştığını gösteriyor. Bu da kısa vadede bir düzeltme ihtimaline işaret ediyor.

    Kişisel Portföy Durumum: 

    mart ayından ağustos ayına gelene kadar bir çok hissede değişiklik yaparak bir sadeleştirmeye gittim. Bazı hisselerden temettülerini aldım. ENJSA, DOAS gibi. Bazı büyüme hisselerinden  GWIN, MAVI, VESBE, EUPWR gibi hisselerden tamamen çıktım. MGROS, ISMEN, THY gibi hisselere giriş yaparak uygun olan yerlerden eklemeler yaptım. Bist için en düşük portföy seviyeme 20 haziranda geldim. En son eklemeyi de o tarihte yaptım. Son altı ayda hisse portföyüm 22 büyüdü. BİST 100 endeksi ise %17 büyüme kaydetti.  mevcut birikimimin %30 borsa istanbulda, %30 u Emtia, %30 u da TL de mevduatta bulunuyor. Kalan %10 luk kısmı da Dolar ve Euro’ da bulunuyor. 

    Fon portföyümde geçmiş 6 ay boyunca büyük bir değişikliğe gitmedim sadece IVY Blockchain fonu alışı gerçekleştirdim. İyiki de almışım dedim çünkü süreç içerisinde o da ciddi bir getiri elde etti. Özet tablolar aşağıda verilmiştir.

    Özetlemek gerekirse, BİST100 portföyüm Agustos ayında %24,5 getiri sağladı. Fonlar tarafı Agustos ayında %1,5 civarında kısıtlı bir getiri sağladı. 
    Emtia agustos ayında , %9 getiri ile toplam portföyüm yukarı taşımaya yardımcı oldu. Teşekkürler Altın ve Gümüş. 

    Bu ay bir kez daha gördüm ki; dengeli portföy yaklaşımı kayıpları sınırlıyor ve dalgalı dönemlerde istikrar sağlıyor. Önümüzdeki dönemde küresel ticaret politikaları ve Merkez Bankası adımları, yatırım kararlarımda belirleyici olacak.

    Bu vesile ile de 30 Ağustos Zafer Bayramımızı da kutluyorum. Yüce Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhları şad olsun. İyi ki varlarmış.

    Herkese bol kazançlı bir eylül diliyorum 🌍📈

  • Şubat 2025 Portföy Durumum 

    Photo by Belle Co on Pexels.com

    Herkese merhaba, bir ayın daha sonuna geldik hatta Mart ayının da ilk haftasına geldik. Portföy bilgilendirme yazımı biraz geç yazıyorum, 2 Mart 2025 portföy durumum anlatılmaktadır.  Finansal özgürlük için yatırıma başlayalı 28. ayımı bitirdim. Şubat ayı bu süre zarfında gördüğüm en umutsuz geçirdiğim ay oldu. Dünyada Trump ‘ ın  ne yapacağı belli olmayan kararsız politikalarının hız kazanıdğı bir ay olurken, iç piyasade enflasyon biraz oldun dizginlenmeye ve önümüzün görülmesi sağlamaya çalışıyoruz. Hem iç hem de dış politikada bıçak sırtında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, doğru hamleleri yapabilirsek  Türkiye adına olumlu sonuçları olabileceğini düşünüyorum.

    Küresel ve Yerel Ekonomi Gündemi: Piyasalar Belirsizlikle Karşı Karşıya

    ABD eski başkanı Donald Trump, ticaret politikalarında agresif söylemlerine devam ediyor. Önce Kanada ve Meksika’ya ek tarifeler getireceğini duyurdu, ardından bu kararını nisan ayına erteledi. Şimdi ise Avrupa Birliği’ne %25 ek tarife uygulanacağını açıkladı. Ancak hangi ürünleri kapsayacağı ve ne zaman yürürlüğe gireceği belirsiz. Piyasalar belirsizliği sevmez; bu nedenle şubat ayında S&P 500 endeksi yaklaşık %2 düşerek 5.955 puana geriledi.

    Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşında ateşkes ihtimali güçleniyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin ABD ziyaretinden eli boş dönmesi bölgedeki tansiyonu artırsa da, Trump’ın seçim vaatlerinden biri savaşı altı ay içinde bitirmek. Bu nedenle, orta vadede gerilimin azalması muhtemel. Avrupa’da savaş riskinin düşmesi, doğalgaz, kömür ve petrol fiyatlarında gerilemeye yol açabilir.

    Türkiye’de ise yüksek enflasyon hane halkının yıl sonu beklentilerini olumsuz etkiledi. Şubat ayında enflasyonun %3’ün altında kalması bekleniyor; bu da yıllık enflasyonu %40’ın altına çekebilir. Küresel enerji ve hammadde fiyatlarındaki düşüş enflasyonla mücadeleyi kolaylaştıracaktır. Kritik bir politika hatası yapılmazsa yıl sonunda enflasyonun %30 civarına inmesi mümkün görünüyor.

    Kişisel Portföy Durumum;

    Kişisel portföyümde Şubat ayında ekleme ya da çıkartma gerçekleştirmedim. Bir takım fırsatlar vardı ancak değerlendiremedim. . Şubat ayında BİST 100 endeksi %4 değer kaybetti, Hisse senedi portföyüm %6.3 değer kaybetti. Portföyümde ağırlıklı olarak otomotiv şirketleri bulunuyor. Bu düşüşlere otomotiv sektöründeki durgunlukta etki yapıyor. Özellikle ihracatçı beyaz eşya ve otomobil bu dönemde düşüşleri ilerletiyor. Hisselerdeki hacimsizlik hala sürüyor ve beklene yatırımcı bir türlü gelmedi.  Yüklü miktarda para PPF’larında değerlendiriliyor. Bu fonlardaki paranın bir zaman sonra borsaya kayacağını bekliyorum, bu yüzden hisselerimde düşüler gördükçe ufaktan alttan almaya devam ediyorum. 

    Geçen ayki görüşlerimi devam ettiriyorum hisse portföyüm için. Yine aynı oranlarla hisse portföyümde devam ediyorum değişiklik gerçekleştirmedim.

    Fon portföyümde yabancı fonlardan çıkış gerçekleştirmiştim, doğru bir karar olduğunu endekslerin düşmesini gördükten sonra  içim rahatladı. Şubat ayı sonu mart başı gibi Altın fonundan ve Gümüş fonundan da çıkış gerçekleştirdim. Fonlardan altın ve gümüş almak akıllıca bir davranış olmadığını gördüm, çünkü kazancınızın fon işletim ücreti olarak %10  civarında fon kesintisi gerçekleştiriyor. Bunun yerine fiziki ya da hesap üzerinden almak daha mantıklı. Bir daha fon üzerinden altın gümüş almayacağım. Oradan gelen paranın boşta durmaması için yine  PPF ya da borçlanma araçlarında değerlendiriyorum. Burada da karların kısıtlandığının farkındayım, sadece dalgalı denizde güvence altında tutmaya çalışıyorum birikimlerimin.  

    Özetlemek gerekirse, 

    • Hisse  portföyümde TL bazlı %4’ lik bir kayıp yaşadım, Dolar bazlı %8’ lik bir kayıp.
    • Fonlar portföyümde ortalama %1 lik bir değerlenme gerçekleşti. 
    • Fonlar hariç emtiya (Altın) tarafında ise %9.3  bir artış gerçekleşti.  

    Toplam portföyümde Tl bazlık %1 lik, dolar bazlı ise kafakafaya geçen bir ay oldu.  Bİst 100’ ün %4 değer kaybetti, emtia ve fonlardan gelen beslemeler ile %1 değer kaybı gerçekleştirerek Şubat ayını tamamladım. Dengeli bir portföy önemli olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Mart ayında toplam portföyümde değişikliklere gitmeyi planlıyorum.  Umarım 2025 yılında finansal özgürlük yolunda, herkes için bol kazançlı ve bereketli bir yıl olur. 

    Sevgilerle

  • Algının Gücü: John Berger’in Bellek, Sanat, Dil ve Politika Üzerine Düşünceleri

    Ekonomi, sanat, bilim ve daha birçok alandaki önemli eserleri keşfetmeye davetlisiniz. Bu sayfada, farklı disiplinlerden seçilmiş kitaplar ve yazarlar hakkında derinlemesine bilgiler, tavsiyeler ve okuma önerileri bulabilirsiniz. En son okuduğum kitap üzerinden düşüncelerimi, yazar ve kitapları hakkında bilgilerimi paylaşacağım.

    1. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan John Berger, hayatını dünyayı nasıl algıladığımızı incelemeye adamıştır. Sanat, edebiyat ve siyasi yorumlar gibi çeşitli alanlardaki çalışmaları, insan deneyimini gerçekliği şekillendiren temel bir güç olarak vurgular. Bellek, sanat, dil veya politika üzerine yazarken, Berger sürekli olarak algının bireysel kimliği ve kolektif tarihi nasıl belirlediğini gözler önüne serer. Onun görüşleri, pasif gözlemciliğe meydan okuyarak daha bilinçli, eleştirel ve empatik bir bakış açısı geliştirmeye teşvik eder.

    Direniş Aracı Olarak Bellek

    Berger için bellek, yalnızca geçmişi hatırlamak değil, aynı zamanda şimdiyi ve geleceği şekillendiren yaşayan bir güçtür. Belleğin, tarihî silinmeye karşı bir direniş biçimi olduğunu savunur. Egemen anlatıların alternatif bakış açılarını bastırmaya çalıştığı toplumlarda, hatırlamak politik bir eylem hâline gelir. Görme Biçimleri adlı eserinde, sanat tarihinin iktidarın çıkarlarına hizmet edecek şekilde nasıl çarpıtıldığını eleştirir [1].

    Berger’in bellek konusundaki vurgusu, savaş, göç ve yerinden edilme üzerine yazılarında belirginleşir. Yedinci Adam adlı kitabında Avrupa’daki göçmen işçilerin yaşamlarını anlatır ve onların mücadelelerini kayıt altına alarak unutulmalarını engeller [2]. Ona göre bellek, adaletsizliklerin unutulmasına izin vermeyerek toplumsal hafızayı korur.

    Sanatın Görme Biçimlerimizi Şekillendirmesi

    Berger’in sanat üzerine düşünceleri, algı kavramıyla doğrudan bağlantılıdır. Görme Biçimleri eserinde, geleneksel sanat tarihi anlayışını sorgular ve görüntülerin sabit temsiller değil, bağlam, güç ilişkileri ve bireysel deneyimlerle şekillenen dinamik unsurlar olduğunu öne sürer [1].

    Ona göre sanat, sadece estetik bir deneyim değil, aynı zamanda gerçeği açığa çıkarma aracıdır. Berger, Francisco Goya ve Vincent van Gogh gibi sanatçıları öne çıkararak, onların eserlerinde sıradan insanların mücadelelerini nasıl yansıttıklarını anlatır [3]. Bu tür sanat eserleri, izleyiciyi dünyaya daha duyarlı ve bilinçli bir şekilde bakmaya teşvik eder.

    Dil: Algı ve Gerçeklik Arasındaki Köprü

    Berger’e göre dil, algının şekillendirilip iletildiği en önemli araçlardan biridir. Yazıları, şiirsel ve metaforik bir anlatımla, dilin yalnızca dünyayı tanımlamakla kalmayıp ona doğrudan etki edebileceğini gösterir. Berger, katı, kurumsallaşmış dil yapılarının ötesine geçerek, insan odaklı ve anlam yüklü hikâye anlatımını savunur [4].

    Bu yaklaşımı romanlarında ve denemelerinde açıkça görülür. Düğüne adlı romanında, HIV teşhisi konan bir kadının hikâyesini anlatırken, bireysel bir deneyimi evrensel bir anlatıya dönüştürür [5]. Dili, yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda duygusal bağ kurma ve gerçekliği yeniden inşa etme yöntemi olarak kullanır.

    Politika ve Algının Etik Boyutu

    Berger’in siyasi görüşleri, algı felsefesiyle derinden bağlantılıdır. Kapitalizmi, tüketim kültürünü ve medya manipülasyonunu eleştirerek, bu güçlerin gerçekliği nasıl çarpıttığını ve insanları duyarsızlaştırdığını gösterir. Kübizmin Anı adlı denemesinde, sanatsal hareketlerin politik yapıları nasıl yansıttığını ve meydan okuduğunu inceler [6].

    Ayrıca, sömürgecilik karşıtı mücadeleleri, savaş karşıtı hareketleri ve ekonomik adalet çabalarını desteklemiştir. Berger, politikanın soyut bir kavram değil, bireylerin günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen bir alan olduğunu savunur. Politik olaylara sadece yasa ve düzenlemeler perspektifinden değil, insan deneyimi açısından bakılması gerektiğini vurgular [7].

    Görmenin Sorumluluğu

    John Berger’in çalışmaları, görmenin hiçbir zaman tarafsız bir eylem olmadığını öğretir. Bellek, sanat, dil ve politika yoluyla algı, mevcut güç yapılarını ya pekiştirebilir ya da onlara karşı çıkabilir. Berger, okuyucularını kendi görme biçimlerinin nasıl şekillendirildiğini sorgulamaya ve dünyayı daha bilinçli, eleştirel ve empatik bir şekilde yorumlamaya davet eder.

    Sonuç olarak, Berger bizleri pasif izleyiciler değil, aktif katılımcılar olmaya teşvik eder. Algımızı bilinçli bir şekilde yönlendirerek belleği koruyabilir, sanatı daha derin anlayabilir, dili anlam yüklü bir şekilde kullanabilir ve politikaya etik bir perspektifle yaklaşabiliriz. Böylece, dünyaya sadece tanıklık etmekle kalmayıp onu dönüştürme sorumluluğunu da üstlenebiliriz.

    Kaynakça

    1. Berger, J. (1972). Ways of Seeing. London: BBC and Penguin Books.
    2. Berger, J. & Mohr, J. (1975). A Seventh Man: A Book of Images and Words about the Experience of Migrant Workers in Europe. London: Penguin Books.
    3. Berger, J. (2001). The Shape of a Pocket. London: Bloomsbury.
    4. Berger, J. (1999). Keeping a Rendezvous. New York: Vintage.
    5. Berger, J. (1991). To the Wedding. New York: Vintage International.
    6. Berger, J. (2013). Portraits: John Berger on Artists. London: Verso Books.
    7. Berger, J. (2008). Hold Everything Dear: Dispatches on Survival and Resistance. London: Verso Books.

  • Ocak 2025 Portföy Durumu 

    Ocak 2025 Portföy Durumu 
    Photo by Pixabay on Pexels.com

    Herkese merhaba, finansal özgürlük yoluna çıkalı 27. ayımı bitirdim.  Hedeflerime ulaşmada daha çok yolum var ama bir gün geleceğini biliyorum. Bazen adımlarım sekteye uğrasa da pes etmek yok. Maaşlı kölelikten kurtulmak istiyorsak başkada çarem yok emin adımlarla ilerlemeliyim. Geçmiş 2 ayda kafamı toparlayıp yazamadım. Hem geçmişin bir özetini yapayım, hem de Ocak 2025’de portföyümün ne durumda olduğunu ve gelişmeleri aktarayım. Kasım 2024 de borsa biraz yükseldi doğal olarak benim portföyümde de yükselişler gerçekleşti. Ancak Aralık ve Ocak ayı daha sakım bir seyir izledi. 

    Bu ay ABD’ de Trump göreve başladı seçim süresince söz verdiği uygulamaları bir bir gerçekleştirmeye çalışıyor. İlk imzaladığı kararlardan birisi ABD’ de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı getiren uygulamayı kaldırmak oldu. Daha sonra ticaret savaşlarına girişti. Gümrük vergilerini yükseltti. Kanada ve Meksika’ya %25 oranında gümrük vergisi getirdi. Çin’e ise %10 oranında gümrük vergisi uyguladı. Kanada bu duruma cevaben ABD’ ürünlerine aynı oranda gümrük uygulayacağını açıkladı. Ticaret savaşları nedeni ile pahalılaşan hammadde ve ürünleri enflasyonu körükleyecek gibi duruyor. FED bu ay herkesin tahmin ettiği gibi faizleri değiştirmeyerek %4,25 – 4.5 arasında sabit tuttu.  Piyasalarda tedirginlik sürüyor, Trump’ ın gerçekleştireceği ekonomi politikalarının bir enflasyon patlaması yaratacağı öngörüleri yükseliyor. 

    Bu ay özellikle Çin tarafından geliştirilen açık kaynak kodlu yapa zeka uygulaması Deepseek R1 resmen ABD borsalarını tarumar etti. Geliştirilmesinde Nvidia’ nın eski çiplerini kullanarak daha düşük maaliyetli bir ürün ortaya koydular. Bu işlerin çok daha ucuza gerçekleşebileceğini gösterdiler, hatta Chatgpt’den daha iyi olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Ancak dünya Deepseek yapay zekasına biraz kuşku ile yaklaşıyor. Alt yapısını Chatgpt’ den aldığı için güvenlik ihlali olup olmadığı tartışma konusudur. Yapay zeka pazarının ABD tekelleşmesinden kurtararak Çin’ de bu işin içinde olduğu mesajını verdi. Bu mesajla ABD teknoloji şirketleri ve çip üreticilerinin hisselerinde ciddi düşüşler meydana geldi. Geliştirme süreçlerini ve yatırım fırsatlarını takip edeceğiz. 

    Türkiye’ de ise Aralık ayı sonunda başlayan faiz indirimleri, Ocak 2025’ de devam etti. TCMB bu ayki toplantısında 250 baz puan indirim yaparak faizi %45 seviyelerine getirdi. Bir dahaki toplantı Mart başında gerçekleşecek ve faiz indirim süreci devam edecek mi yoksa bir soluklanma mı yaşayacak göreceğiz. Şubat ayına geçişle birlikte 4.  çeyrek bilançoları almaya başladık. Bu dönemde, özellikle Mart ve Nisan aylarında temettü kararları alınarak yatırımcılar ile paylaşılacak. 

    Kişisel Portföy Durumum;

    Kişsel portföyümde Aralık ve Ocak aylarında da ufak eklemeler gerçekleştirdim. Ocak ayında BİST 100 %1,7 değer kazanırken, Hisse senedi portföyüm %1 değer kaybetti. Portföyümde ağırlıklı olarak otomotiv şirketleri bulunuyor. Bu düşüşlere otomotiv sektöründeki durgunlukta etki yapıyor. Hisselerdeki hacimsizlik hala sürüyor ve beklenen yatırımcı bir türlü gelmedi. Bu ay içerisinde PPF stopaj oranı %10’ dan  %15′ lere çıkartıldı. Yatırımcılar yüklü miktarda parasını PPF’larında değerlendiriliyor. Bu fonlardaki paranın bir zaman sonra borsaya kayacağını bekliyorum, bu yüzden hisselerimde düşüler gördükçe ufaktan, alttan almaya devam ediyorum. 

    Portföyümün büyük bir kısmı otomotivde, elektrikli araç baskısı devam ediyor ve firmalar elektrifikasyona gitmeye ve yeni altyapılar oluşturma devam ediyor. Bunların öncüsü FROTO. Kapasite artışı, yeni fabrika ve elektrifikasyon yatırımları tamamlanması ile nakit üretimine başlayacağını düşünüyorum., bu yüzden bir hikayesinin olduğunu görüyorum. Tofaş ise çok büyük tepki gördü. Adil değerinden çok uzakta seyrediyor. Haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Tamam, şu anda bir hikayesi yok. Ama gelecek yeni nesil elektrikli araçlar ve Stellantis birleşmesi ile yeni üretilecek araçların ülkemizde olacağını düşünüyorum. Doğuş grubu diğerlerinde farklı olarak servis – satış ve araç muayene istasyonlarından gelir elde ediyor. Gelirinin bir miktar azalacak olsa da gelecekte daha iyi noktalarda olacağını düşünüyorum. Otomotiv sektörü düşüncelerin aynen devam ediyor, 2025 3-4 çeyreği gibi hareketlenmenin olacağını düşünüyorum. Bu yüzden fiyat düşüşlerinde dip seviyelerine yaklaştığı zaman alımlarımı yapacağım. Hisselerdeki kar zarar durumumu gösteren grafikte aşağıda görebilirsiniz.

    Portföyün diğer büyükleri Mavi, Tüpraş, Enerjisa, Thy, TTrak, prtföyümde bulundurmaya devam ediyorum. Özelikle havacılık (Thy), enerji (Enjsa, Astor, Gwind, Eupwr) ve teksit (mavi) daha iyi bir performans sunacağını düşünüyorum. Beyaz eşya yani VESBE beni çok düşündürüyor. 2025 yılında fazla birşey bekleyemiyorum. Belki zararına satıp çıkabilirim. Ancak 2 çeyreklik pperformansını takip ediyor olacağım. Ona göre karar vereceğim. 

    Fon portföyümde, ABD borsalarında yapay zeka düşüşü olmadan önce yabancı fonlarımı sattım. Yabancı fonlar arasında AFT (%12,5), GUH (%6,22), IKL (-%2,21), TMG (%4,67), YTD (%4,08) bulunmaktadır. Satışlarını gerçekleştirdim ve ortalama %7 gibi bir kar elde ettim. PPF ya da borçlanma araçlarında olsaydı, bir tık daha fazla kar elde edebilirdim. , bunun yerli yabancı fonlarda alımlar gerçekleştirdim. Güncel fonlarım, JET, DBA,ZBO, DDA, GID,TAU, IJZ, YZG, ZBJ (PPF) bulunmaktadır. Bu görselde ZBJ fonu hariç diğerleri sunulmaktadır. 

    Özetlemek gerekirse, 

    • Hisse  portföyümde TL bazlı %1’ lik bir kayıp yaşadım, Dolar bazlı %2’ lik bir kayıp.
    • Fonlar portföyümde ortalama %5,45 lik bir değerlenme gerçekleşti. 
    • Fonlar hariç emtiya (Altın) tarafında ise %9  bir artış gerçekleşti. Ocak başında Altının gr fiyatı 2966 Tl, Ocak Sonunda ise 3260 tl civarında idi. 

    Toplam portföyümde Tl bazlık %2,8 lik, dolar bazlı ise %1,1’lik  bir artış gerçekleşti. Bist 100’ ün %1,7 değer kazandığı bir ay geçirdik. Bugün açıklanan Ocak ayı enflasyonu %5 olarak belirlendi. Genel olarak Oacak ayını ufak bir kayıpla kapattım. Umarım 2025 yılında finansal özgürlük yolunda, herkes için bol kazançlı ve bereketli bir yıl olur. 

  • Ekim 2024 Sonu Portföy Durumum

    Ekim 2024 Sonu Portföy Durumum
    Photo by stein egil liland on Pexels.com

    Herkese merhaba, finansal özgürlük yoluna çıkalı tam 24 ay oldu. Dile kolay 24 ay boyunca biriktirmeye ve pasif gelir elde etmeye çabalıyorum. Bu yol çok zorlu ve engebeli, kimse bize gül bahçesi vadetmedi. Yolumuzda emin adımlarla yürüyoruz. Biliyoruz ki yolun sonunda gül bahçesine varacağız.  Blogu takip edenler bilir, kızım doğduğunda ilk kez ekonomik özgürlük yoluna adım atmıştım, o da şimdi 2. yaşına girdi. Umarım hedeflerimizi ve isteklerimize hep birlikte ulaşabiliriz. Kızım büyürken bizim finansal özgürlüğümüz de büyüme devam eder. 

    Bu ay içerisinde 29 Ekim olması sebebiyle 4 günlük bir tatil gerçekleştirdik. Tabi beklediğimizden biraz fazla para harcadık. Ancak bazen kendimizi dinlendirmeye ve özellikle çocuk için farklı yerler görüp, yeni deneyimler edinmesi çok önemli oluyor. Tatilimizi de Ürgüp, Göreme, Avanos bölgesinde geçirdik. Gerçekten bu bölge doğanın elleriyle yazdığı masal diyarlarından fırlamış gibi bir yer. Özellikle gün doğumlarındaki o sıcak balon şöleni çok güzel ve büyüleyici. Tavsiye ederim.

    Dünya ve Türkiye Ekonomisi;

    ABD’nin FED tarafında Ekim ayı içerisinde bir toplantısı bulunmuyordu. Eylül ayında açıklanan %4,75’ lik faiz oranı ile bu ayıda geçtik. ABD tarafında Kasım ayı başında, başkanlık seçim gerçekleşecek ve dünya ekonomileri yeni başkanın kim olacağını dört gözle bekliyor. Dengeler değişerek kartlar yeniden dağıtılabilir. Kasım ayında dengesiz bir piyasa beklentim var. Küresel riskler orta doğuda devam ediyor, savaş baskısı sürüyor ve sanki ne olacağına ABD seçimi karar verecekmiş gibi duruyor. Çin tarafında resesyona girmemek ve büyümeyi desteklemek için teşvik paketleri açıklandı. 

    Bu ay merkez bankası politika faizini aynı tuttu ancak açıklama metninde ufak ufak gevşeme sinyalleri verdiği söylenebilir. Eylül ayının son haftalarında yayınlanan araştırma raporları geldi. Bank of America ve HSBC kasım ve aralık ayında ilk faiz indirimlerinin gelmesini bekliyorlar. Ancak bence faiz indirimi 2025’in ilk çeyreğinde yapılacak. Bu durumda borsa üzerinde olumsuz etkisi devam ediyor. 

    Kişisel Portföy Durumum;

    Ekim ayında da BİST 100 tarafında  kayıp yaşadığım bir ay oldu, üst üste 4 aydır kayıp yaşıyorum. Biraz moral bozuyor ancak portföy dengelendirme yöntemimle kayıpları hafifletmeye çalışıyorum. Bu ay toplam hisse senedi portföyümden tl bazlı  % 3,2 ‘ lik bir kayıp ile kapattım. Fırsat bu fırsat diyerek elimde bulunan nakit ile  sınırlı  yeni alımlar gerçekleştirdim. Ekim ayı başında DOAS, ISMEN ve SOKM hisselerimin tamamını sattım. Hisse portföyümde bir sadeleştirme gerçekleştirdim ve toplamda 12 adet hisse bulunmaktadır.. Bu arada bazı aldığım fonların 2 aylık performanslarını ve gelecek performanslarının az olacağını düşündüğüm için satışlarını verdim. Bir miktarı ile de yedek akçe kısmına işlenecek emtia altın alımı gerçekleştirdim. Bir miktar nakit paramı ise geçen ay olduğu gibi bu ayda  %54 faiz geliri elde etmeyi hedefledim. 

    Hisse portföyümün büyük bir kısmı Otomotiv ağırlıklı otomotivde de işler çok iyi gitmiyor. Elektirikli araçların, içten yanmalı motorlara karşı öne geçmesi ve üretici firmaların Çin markalarının baskısına dayanamaması firmalarda küçülmeye ve dönüşüme zorluyor. 2025 2-3 çeyreği gibi hareketlenmenin olacağını düşünüyorum. Bu yüzden fiyat düşüşlerinde dip seviyelerine yaklaştığı zaman alımlarımı yapacağım. Hisselerdeki kar zarar durumumu gösteren grafikte aşağıda sunulmuştur.

    Fon portföyümde ise 4 fonu çıkarttım Değişken Bist 100 fonlarından, AN1, IPB ve AFS, AFV. Bu ay başında gümüş fonu olan YZG fonu ekledim ve ayı %6,7 bir getiri ile kapattı. Fon dağılımım ve Kar-Zarar Tablosu incelemeniz için verilmiştir. 


    Özetlemek gerekirse, eylül ayında ;

    • Hisse senedi portföyümde %3,2 ‘lik bir kayıp yaşadım. 
    • Fonlar kısmında yaklaşık %5,5 lik bir kazanç yaşadım. 

    Mevduat faizi ve emtia tarafından getiriler ile kayıplarımı karşıladım diyebilirim.  Faiz indirimlerinin başlamasıyla borsanın hareketleneceğini düşünüyorum. Ancak tam olarak ne zaman başlayacak emin değilim, 2025 ilk çeyrek olabilir gibi duruyor. Şu anda yüksek faizler reel sektörü etkiliyor ve bilançolar enflasyon muhasebesinin de etkisiyle 3. çeyrek bilançoları da hiç iç açıcı değil. Bir süre daha böyle gideceğini düşünüyorum.  Fakat borsanın geleceği fiyatladığını da unutmamak gerekiyor. Tüm finansal özgürlük yolcularına bol kazançlı bir yıl dilerim.

  • Eylül 2024 Portföy Durumum

    Eylül 2024 Portföy Durumum
    Photo by Engin Akyurt on Pexels.com

    Herkese merhaba, bir ayında daha sonuna geldik. Finansal özgürlük amacıyla yatırıma başlayalı 23 ay oldu, hala hedefime ulaşabilmiş değilim. Ancak emin adımlarla ilerlemeye çalışıyorum. Ağustos ayında evimizin ikinci aracını satarak  finansal bir girdi sağladığımdan bahsetmiştim. Belirttiğim gibi bir miktara borsa ve fon alımları gerçekleştirdim. 

    Gelecekte bir niyetimden bahsetmiştim, tarımsal üretim yapmak için tarla bakmaya, geçen bir ay boyunca çeşitli tarla ve seralara baktım. Yapacağımız üretim için bir fizibilite çalışması ve sektörün ilgilileri ile görüşmeler yaparak geçirdik. Sonuç olarak fizibilite maliyetleri düşündüğümüzün üzerinde çıktı ve bir süre daha bu üretim çalışmasına girmeyi erteledik. Araştırmalarımız devam edecek belki bir ortak ile ya da kendi başımıza istediğimiz kaliteli yaşamı sağlayamaya çalışacağız. Bunları yapabilmek içinde Finansal özgürlük şart ve bu yolda yürümeye devam edeceğiz. 

    Eylül ayının son günlerinde bir hafta sonu tatili planlayıp ailecek küçük bir gezi yaptık. İhtiyacımız olan bir tatilmiş biraz dinlendik ve zihinsel enerji depoladık. Tatile gittiğimiz yer, Kastamonu’ nun  Abana ilçesi gerçekten hayatın telaşesinden kurtulup biraz soluklanma yapabileceğiniz bir yer. Quiet Abana kalarak bu deneyim tavsiye edilir. 

    Dünya ve Türkiye Ekonomisi;

    Uzun bir aradan sonra FED bu ay ilk defa politika faizini 50 puan indirdi %4.75 aralığına çekti. Toplantıdan önce beklentiler 25 puandı ancak 50 puan indirerek hızlı bir giriş yaptı ve piyasalara sürpriz oldu. Piyasalardan iyimser hava devam ediyor, ÇİN resesyona girmemek ve büyümeyi devam ettirmek için piyasalara 114 milyar dolar enjekte edeceğini açıkladı. Bu da çin borsalarını hareketlendirdi. Dünya piyasalarında oluşan bu iyimserlik daha Türkiye piyasalarına gelmedi ancak yakın zamanda geleceğini düşünüyorum. Bu ay merkez bankası politika faizini aynı tuttu ancak açıklama metninde ufak ufak gevşeme sinyalleri verdiği söylenebilir. Eylül ayının son haftalarında yayınlanan araştırma raporlarında, Bank of America ve HSBC kasım ve aralık ayında ilk faiz indirimlerinin gelmesini bekliyorlar . Ancak 2025 ilk çeyreğinde faiz indirimi yapılacağını düşünüyorum.

    Kişisel Portföy Durumum;

    Eylül ayı içinde kayıp yaşanan bir ay oldu. Eylül ayının sonlarında Çin ve ABD borsaları pozitif yönde  hareket etti ve yatırımcılarının biraz olsun yüzünü güldürdü. Bizim borsamızın üzerinde hala kara bulutlar dolaşıyor ve bu yüzden önümüzü kestirmenin zor olduğunu düşünüyorum. Ancak gelecek güzel günlerinde yakında olduğunu düşünüyorum. Bu ay toplam hisse senedi portföyümden % 3,1 ‘ lik bir kayıp ile kapattım. Fırsat bu fırsat diyerek elimde bulunan nakit ile  yeni alımlar gerçekleştirdim, hisse portföyümde alttan eklemeler yaptım. Bir miktarı ile de yedek akçe kısmına işlenecek emtia altın alımı gerçekleştirdim. Bir miktar nakit paramı ise geçen ay olduğu gibi bu ayda  %53 faiz geliri elde etmeyi hedefledim.  Geçen ay bahsettiğim fon alımlarını da gerçekleştirdim. 

    Hisse portföyüme bu ay yeni hisseler ekledim, bunlar TTRAK, ISMEN, THY, hisse paylarını dip seviyelerden ilk kademe alışlarımı gerçekleştirdim. Bu ay sonu itibari ile toplam hisse sayım 15 farklı firmaya ulaştı. Hisse portföy dağılımımın çoğunluğunu  otomotiv ve otomotiv perakende sektörü oluşturuyor. İkinci sırada ise enerji üretim – dağıtım ve enerji ekipmanları oluşturuyor. Hisse portföyüm bu hali ile yeni bir görünüm elde ediyor ve sektör çeşitlendirmesini sağladığımı düşünüyorum. 

    Hisse Bilgilendirmesi

    Geçen ay içerisinde fon alımları da gerçekleştirdim farklı konseptlerde fonlara dağıtarak yaptım bu alımları çoğunluk yurt dışı fonlarında alımlarımı yaptım. Fon kotları AFV, AFS, AFT, JET, DBA, GUH, IPB, TAU, IKL, IJZ , TMG, AN1, YAS, YTD bu şekildedir. Güncel fon dağılımım da aşağıda sunulmuştur. Fonlarda ağırlıklı olarak yabancı fonları seçtim.

    Eylül ayında portföyüm TL bazında % 3.1 kayıpla geçirdim. Üst üste düşüş serisinde de 3 ayı geride bıraktım. 3 aydır TL bazlı % 13,4 düşüş gerçekleşti. Yaptığım fon sepetinden %2,71 kar elde ettim. Mevduat faizi ve emtia tarafından getiriler ile kayıplarımı karşıladım diyebilirim. 2024 son çeyreğinde yerelde faiz indirimlerinin başlamasıyla borsanın hareketleneceğini düşünüyorum. Şu anda yüksek faizler reel sektörü etkiliyor ve bilançolar enflasyon muhasebesinin de etkisiyle hiç iç açıcı değil. Bir süre daha böyle gideceğini düşünüyorum. Fakat borsanın geleceği fiyatladığını da unutmamak gerekiyor. Tüm finansal özgürlük yolcularına bol kazançlı bir yıl dilerim.

  • Türkiye Ekonomisi: Merkez Bankası Kararları ve Siyasi Dinamikler

    Türkiye Ekonomisi: Merkez Bankası Kararları ve Siyasi Dinamikler

    Dünya ve Türkiye’deki ekonomik ve siyasi olayları piyasa gerçekleriyle karşılaştırarak, nerelerde fırsatlar olduğunu veya nelerin pahalılaştığını anlamaya çalışıyoruz. Bugün dört ana başlık üzerinde duracağız.

    Birincisi, Amerikan seçimleri. Önümüzdeki üç ayın en önemli olayı bence bu. FED’in ne yapacağı, Avrupa Merkez Bankası’nın kararları da önemli olsa da, Amerika’daki seçim sonuçları dünya ekonomilerini derinden etkileyecek. Türkiye’ye dönersek, orta vadeli programın açıklanması ve Mehmet Şimşek’in atanmasıyla başlayan süreçte önemli bir aşamadayız. Merkez Bankası’nın önümüzdeki aylarda zor bir sınav vereceği kesin. Bir ay önce Joe Biden’ın başkanlık yarışından çekileceği konuşuluyordu. Ancak Kamala Harris’in ortaya çıkmasıyla birlikte durum değişti. Bu belirsizlik, piyasaları oldukça etkiliyor. Türkiye örneğinde olduğu gibi, Trump’ın kazanması veya kaybetmesi, farklı ülkelerle ilişkilerimizi ve ekonomimizi farklı şekillerde etkileyebilir.

    İkincisi, dünyada birçok belirsizlik var. Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki çatışmalar, Çin-Tayvan ilişkileri gibi konular piyasaları hareketlendiriyor. Bu belirsizlikler, yatırımcıları daha riskli varlıklardan uzaklaştırıp, güvenli limanlara yönlendiriyor. Bunların başında da altın geliyor. Bilindiği gibi son 1 yılda ülkelerin merkez bankaları altın rezervlerini artırıyor. Japonya Merkez Bankası faiz artırsa da, diğer büyük merkez bankalarının para politikaları gevşek kalmaya devam ediyor. Ancak Amerikan ekonomisinin beklenenden daha güçlü olması, FED’in faiz artırımına devam edebileceği endişesini yaratıyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerdeki piyasaları olumsuz etkiliyor.

    Üçüncüsü; Türkiye’de ise hem orta vadeli programın uygulanması hem de Merkez Bankası’nın faiz kararları büyük önem taşıyor. Yabancı yatırımcılar, Türkiye’nin ekonomik reformlara ne kadar bağlı kalacağı ve enflasyonun düşürülebileceğine dair şüpheler taşıyor. Bu durum, Türk lirasının değerini olumsuz etkiliyor ve ülkeye sermaye girişini zorlaştırıyor.  Bu da Türkiye ekonomisini, küresel belirsizlikler ve içerideki zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Merkez Bankası’nın faiz kararları, bu süreçte en kritik konulardan biri haline geldi. Yüksek enflasyonla mücadele ederken, büyümeyi desteklemek de önemli bir hedef. Ancak, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve yerel siyasi gelişmeler, Merkez Bankası’nın manevra alanını daraltıyor. Yabancı yatırımcılar, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair belirsizlikler nedeniyle daha temkinli davranıyor. Özellikle orta vadeli programın uygulanması ve enflasyon hedeflerine ulaşılıp ulaşılmayacağı merak konusu.

    Dördüncüsü; Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasıyla birlikte Türkiye ekonomisine yönelik beklentiler yükselmişti. Ancak, Şimşek’in uygulayacağı politikalar ve Sayın Erdoğan’ın görüşleri arasında potansiyel bir uyumsuzluk riski bulunuyor. Şimşek, daha ortodoks ekonomi politikaları benimserken, Erdoğan’ın seçim vaatleri ve popüler politikaları bu uyumu zorlaştırabilir. Şimşek, IMF gelmeden IMF politikalarının bir benzerini ülke ekonomisine yerleştirmeye çalışıyor.  Bu da bazı çevrelerde özellikle düşük faiz ve para bolluğunu isteyen çevrelerde olumsuzlukla karşılanıyor. Özellikle bütçe disiplininin sağlanması, vergi reformları ve kamu bankalarının bağımsızlığı gibi konularda önemli zorluklar yaşanabilir. Bu durum, hem Şimşek’in hem de Erdoğan’ın siyasi geleceğini etkileyebilir. 

    Bu dört ana başlık, hem küresel hem de yerel ekonomik dinamiklerin ne kadar karmaşık ve birbirine bağlı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Amerika’daki seçimlerin sonuçları, yalnızca ABD’nin değil, Türkiye dahil birçok ülkenin ekonomik ve siyasi kararlarını şekillendirecek. Aynı şekilde, Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmalar gibi belirsizlikler, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açıyor. Türkiye’de ise orta vadeli program ve Merkez Bankası’nın alacağı kararlar, ekonominin geleceğini belirleyecek. Mehmet Şimşek’in politika uygulamaları ve Erdoğan ile olası uyumsuzlukları ise iç siyasetin ve ekonomi yönetiminin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, yatırımcılar için hem riskleri hem de fırsatları beraberinde getiriyor.

    Özetle, piyasalar bu dönemde hem küresel hem de yerel olaylardan derinden etkilenmeye devam edecek; bu yüzden dikkatli ve stratejik hamleler yapmak her zamankinden daha önemli olacak.

  • Ağustos 2024 Sonu Portföy Durumum

    Ağustos 2024 Sonu Portföy Durumum
    Photo by Rasmus Svinding on Pexels.com

    Herkese merhaba, bir ayın daha sonuna geldik. Finansal özgürlüğü kazanmak için yola çıkalı 22 ay oldu, hala belirlediğim miktarın gerisindeyim ama olsun birikime ve ek gelir elde etmeye devam edeceğiz. Zaman geçiyor ancak onun değerli ve sevdiklerimizle geçirmek için finansal özgürlük yolunda emin adımlarla ilerlemeliyiz. 

    Uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü gerçekleştiremediğim, daha doğrusu cesaret edemediğim bir finansal girdi sağladım. Daha önce bahsettim mi bilmiyorum ama evimizin iki aracı vardı bunun bir tanesini ağustos ayı içerisinde sattım. Buradan gelen paranın bir kısmını hisse senetleri ve fonlara aktarmayı hedefliyorum. Asıl amacım ise tarımsal üretime girmeyi hedefliyorum, kendi tarlamı kurup üretim gerçekleştirmek istiyorum. İlerleyen zamanlarda detaylarından bahsederim. Bakalım gelecek zaman bunu bize nasip edecek mi, hep beraber göreceğiz. 

    Geçen ay ki kayıplarımın arkasından ağustos ayıda kayıplar ile geçirdik. Malum ayı piyasasındayız. Bu ay toplam hisse senedi portföyümden %4,8 ‘ lik bir kayıp ile kapattım. Fırsat bu fırsat diyerek elimde bulunan nakit ile  yeni alımlar gerçekleştirdim, hisse portföyümde alttan eklemeler yaptım. Bir miktarı ile de yedek akçe kısmına işlenecek emtia altın alımı gerçekleştirdim. Kalan kısmını da  kısa süreliğine mevduat hesabına %53 faiz geliri elde etmeyi hedefledim.  Mevduatta paramın erimesini istemiyorum bu yüzden, Eylül ayı ile birlikte yerli ve yabancı fon alımları da gerçekleştirmeyi planlıyorum. 

    Türkiye ve Dünya Ekonomisi; 

    Küresel çapta bu ay FED beklentilerine uygun olarak faiz değişimi yapmadı ancak Jackson Hole toplatısında faiz indirimi yapacağını ve güvercin tutumunu sergiledi. FED bu  yıl bitmeden 2 faiz indirimi yapacağı kesin gözüyle bakılıyor. Avrupa merkez bankası (ECB) faiz indirimlerine başladı. ABD ‘ de güncel enflasyon %2,9 iken Euro bölgesinde yaklaşık %2,2 . Geçen ay Euro – Dolar karşısında bir miktar güçlendi ve 1.1 seviyesinin üzerine çıktı. Bu bölgeye ihracat yapan şirketlerimiz için olumlu bir haber. 

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini 5. kez 50%’de tutma kararı aldı. TCMB, faiz metninde ise hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve jeopolitik risklerin enflasyonist riskleri canlı tuttuğunu ve gerekirse ilave sıkılaştırma tedbirlerinin alınabileceğini belirtti. Bu sıkı tutumdan dolayı da mevduat faizlerinin inmesi istenmiyor. TL değerini koruması hedefleniyor. Kasım ayında bir faiz indirimi beklentisi oluşsa da bu indirim sembolik olacağı ve sıkılaşma politikasının faiz indirimi sürecinde de devam edileceği güçlü bir şekilde vurgulanıyor. 

    Belirtilene ve sık sık vurgulanan sıkı para politikası borsa içinde olumsuz bir hava yaratıyor. Bu durumu beklenenden daha kötü gelen 2. çeyrek bilançolarında ve reel sektördeki daralma da kendini gösteriyor.  2 çeyrek daralmanın ardında teknik olarak resesyona girdik ama yaklaşık %2,5 yıllık büyümemiz olduğu için resesyona girdik diyemiyoruz. 

    Borsa da hikaye ve gelecek fiyatlandığı için hala umudun olduğunu söylemeliyim, kötümser olmanın zamanı değil. son 2 çeyrek bilançolarının kötü gelmesi ya da 2024 yılında ki çeyreklik bilançolarının kötü olması geçmiş dönemin finansal bir resmi artık. Zaten bu yıl enflasyon muhasebesi nedeni ile geç gelen 2. çeyreklik bilançoları tamamladık. Bana kalırsa 4. çeyrek ile birlikte faiz indirimi sonucunda öne çıkması gereken şirketlerin fiyatlanmaya başlayacağını düşünüyorum. 

    Güncel Hisse senedi portföyüm temmuz ayında bir toplulaştırma sadeleştirme gerçekleştirmiştim portföyümde. Ağustos ayındaki düşüşü fırsat bilerek tekrar alımlar yaptım. Bu ay içerisinde FROTO, VESBE, EUPWR hisse senedi portföyümün içerisine girdi. Böylece %30 oranında FROTO, TOASO ağırlıklı bir otomotiv portföyüm oldu. Diğer bazı hisselerimde ise eklemeler yaptım bunlar, SOKM, SAHOL, ENJSA, DOAS, TUPRS, ASTOR, MAVI, TOASO gibi hisselerime de eklemeler yaptım. Güncel Hisse senedi portföyüm şu şekildedir.  Sektör dağılımı şekil gösterimi verilmiştir. 

    HISSEMALIYETFIYATPORTFÖY ORANIKAR %2024 TEMETTÜTEMETTÜ VERİMİ
    ASTOR70,42 TRY78,00 TRY5,46%8,85%
    DOAS215,29 TRY233,00 TRY11,36%8,55%36,81 TRY19,13%
    ENJSA41,55 TRY61,90 TRY12,07%45,25%2,79 TRY6,71%
    EUPWR91,60 TRY91,20 TRY5,17%-1,42%
    FROTO873,50 TRY957,50 TRY13,83%10,76%
    GWIND25,74 TRY30,30 TRY3,53%16,94%0,74 TRY2,87%
    MAVI66,77 TRY107,50 TRY6,35%60,25%3,82 TRY5,72%
    SAHOL60,45 TRY92,20 TRY7,84%51,61%2,65 TRY4,38%
    SOKM45,96 TRY54,80 TRY7,73%17,49%1,50 TRY3,26%
    TOASO217,51 TRY243,70 TRY11,82%12,04%18,00 TRY6,08%
    TUPRS119,98 TRY170,60 TRY14,83%41,77%9,34 TRY4,21%
    VESBE19,41 TRY17,87 TRY5,07%-8,55%

    Aldığım fonlarda iler pek yolunda gitmedi borsanın düşüşü ile fonlarda da ağır kayıplar yaşandı. Fon dağılımım aşağıda sunulmuştur. Eylül ayı içerisinde farklı fonlara da giriş yaparak bu alanı da çeşitlendirmeyi planlıyorum. Böylece portföy çeşitlendirmesi yapacağım. 

    KODUMAALİYET (TL)GÜNCEL FİYAT (TL)KAR /ZARAR %
    YAS11,92212,2272,49%
    KPH1,0460,947-10,45%
    TAU0,56050,51-9,90%

    Son iki ay içerisinde portföyüm TL ve $ bazında %9,8 ‘ lik bir düşüş gerçekleşti. Son iki ayda Bist 100 %7,65 düştü. Portföyüm borsaya göre daha fazla değer kaybetti ancak emtia tarafında ki yükseliş ve mevduat faiz getirisi ile  ile bir miktar  zararı azalmayı sağladım. Güncel toplam portföy dağılımım aşağıdaki grafikte sunulduğu gibidir. 

    2024 son çeyreğinde hem ABD’de hem de yerelde faiz indirimlerinin başlamasıyla özellikle geri kalan sanayi şirketleri hareketlenebilir,  Şu anda yüksek faizler reel sektörü etkiliyor ve bilançolar enflasyon muhasebesinin de etkisiyle hiç iç açıcı değil. Temkinli olmakta fayda olduğunu düşündüğüm için biraz beklemede ve izlemedeyim.  Fakat borsanın geleceği fiyatladığını da unutmamak gerekiyor. Finansal özgürlük yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam. 

  • Sürdürülebilir Bir Doğa İçin İklim Değişikliği Farkındalığını Artırma

    Sürdürülebilir Bir Doğa İçin İklim Değişikliği Farkındalığını Artırma

    İklim değişikliği, gezegenimiz için en büyük tehditlerden biridir. Sera gazı emisyonları, küresel ısınmaya ve bunun sonucunda iklim değişikliğine yol açıyor. Bu durum, aşırı hava olaylarına, deniz seviyesinin yükselmesine, biyolojik çeşitliliğin kaybına ve diğer birçok olumsuz etkiye neden oluyor.

    Türkiye’de iklim değişikliği farkındalığı giderek artıyor. Konda’nın 2022 yılında yaptığı araştırmaya göre, her 10 kişiden 8’ i iklim değişikliği için endişe duyuyor. Bu oran, Türkiye’de iklim değişikliği farkındalığının giderek arttığını gösteriyor. Endişe seviyesi, yaş, cinsiyet, gelir düzeyi, yaşam tarzı veya dini inanç gibi faktörlere göre değişmezken, eğitim seviyesi arttıkça artıyor. Örneğin, üniversite mezunu olan kişiler, lise mezunu olan kişilere göre iklim değişikliğinden daha çok endişe duyuyor. Araştırmaya göre, Türkiye’de iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıktığına dair yaygın bir kabul var. Toplumun sadece yüzde 2’si iklim değişikliğinin olmadığını düşünüyor. 

    Araştırmaya göre, Türkiye’de iklim değişikliğinin en büyük sorumlusu olarak orman kayıpları görülüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 67’si, iklim değişikliğinin sebebinin orman kayıpları olduğunu söyledi. Bu oran, iklim değişikliğine karşı endişe düzeyi ortada olanlarda bile yüksek. Görüşülen kişilerin yüzde 40’ı petrol, gaz ve kömür gibi fosil yakıtların iklim değişikliğine sebep olduğunu söyledi. Katılımcıların yüzde 33’ü ise iklim değişikliğine kömürlü termik santrallerin neden olduğunu ifade etti.

    Araştırmanın bir diğer önemli sonucu da, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede ne yapması gerektiğine dair halkın görüşleri. Ankete katılanların yüzde 62’si, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede en öncelikli olarak yeşil alanları koruması gerektiğini söyledi. Bireysel mücadelede ise en çok öne çıkan seçenek ağaç dikmek. Ankete katılanların yüzde 53’ü, iklim değişikliğiyle mücadelede bireysel olarak en çok ağaç dikmek istediğini söyledi. İkinci sırada ise güneş ve rüzgârdan üretilen elektriği kullanma talebi var.

    Sonuçlar ne anlama geliyor?

    Araştırma sonuçları, Türkiye’de iklim değişikliği farkındalığının giderek arttığını gösteriyor. Ancak, toplumun iklim değişikliğiyle mücadelede yeterli çaba gösterilmediğine dair yaygın bir memnuniyetsizlik var.

    Araştırma sonuçları ayrıca, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede yeşil alanları korumaya ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmaya odaklanmasının önemli olduğunu gösteriyor.

    İklim değişikliğiyle mücadelede, bireysel ve ulusal çabalar birlikte yürütülmelidir. Bireysel olarak, enerji tüketimimizi azaltabilir, su tasarrufu yapabilir, geri dönüşüme katılabilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapabiliriz. Ülkeler ise enerji ve kaynak verimliliğini artırabilir, yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik edebilir, geri dönüşümü ve geri dönüşümlü malzemelerin kullanımını teşvik edebilir ve doğal kaynakları korumak için politikalar ve düzenlemeler uygulayabilir.

    Bireysel olarak yapabileceğimiz bazı şeyler:

    • Enerji tüketiminizi azaltmak. Evinizde ve işyerinizde ışıkları ve cihazları kapatın, enerji verimli cihazlar kullanın ve toplu taşımayı veya bisikleti tercih edin.
    • Su tüketiminizi azaltmak. Duş sürenizi kısaltın, musluğu kapatın ve su sızıntılarını onarın.
    • Geri dönüşüme katılmak ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanmak.
    • Yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak.
    • Doğal kaynakları korumak ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları edinmek.

    Bireysel çabalarımızla, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir fark yaratabiliriz. Küçük değişiklikler yaparak, gezegenimizin geleceğini korumaya yardımcı olabiliriz.