İklim değişikliği, gezegenimiz için en büyük tehditlerden biridir. Sera gazı emisyonları, küresel ısınmaya ve bunun sonucunda iklim değişikliğine yol açıyor. Bu durum, aşırı hava olaylarına, deniz seviyesinin yükselmesine, biyolojik çeşitliliğin kaybına ve diğer birçok olumsuz etkiye neden oluyor. Aşağıda bazı örnekler verilmiştir.

  • Dünya’nın ortalama yüzey sıcaklığı, 1880’den bu yana yaklaşık 1,1 santigrat derece arttı. Bu artış, son 100 yıl içinde meydana gelen en hızlı küresel ısınma oranıdır.
  • İklim değişikliği, aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırıyor.
  • 2021 – 2022 yıllarında, dünya çapında rekor düzeyde aşırı hava olayları yaşandı.
  • Bu olaylar, can ve mal kaybına neden oldu ve altyapıya milyarlarca dolarlık zarar verdi.
  • İklim değişikliği, deniz seviyesinin yükselmesine neden oluyor. 1901’den bu yana, deniz seviyesi yaklaşık 20 santimetre yükseldi. Bu yükseliş, kıyı bölgelerini ve adaları tehdit ediyor.
  • İklim değişikliği, biyolojik çeşitliliğin kaybına neden oluyor. Dünya’daki bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık üçte biri, iklim değişikliğinin etkilerine karşı savunmasızdır.. Birleşmiş Milletler’e bağlı Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES)’nun birinci küresel değerlendirme raporuna göre, 1 milyon türün yok olma tehlikesi yaşıyor.
  • İklim değişikliği, gıda güvenliğini, sağlığı ve ekonomik büyümeyi de olumsuz etkiliyor.
  • Dünya Bankası’na göre, iklim değişikliği, 2030 yılına kadar küresel ekonomiye yılda 10 trilyon dolarlık zarar verebilir.
Photo by Markus Spiske on Pexels.com

Türkiye’de iklim değişikliği farkındalığı giderek artıyor. Konda’nın 2022 yılında yaptığı araştırmaya göre, her 10 kişiden 8’ i iklim değişikliği için endişe duyuyor. Bu oran, Türkiye’de iklim değişikliği farkındalığının giderek arttığını gösteriyor. Endişe seviyesi, yaş, cinsiyet, gelir düzeyi, yaşam tarzı veya dini inanç gibi faktörlere göre değişmezken, eğitim seviyesi arttıkça artıyor. Örneğin, üniversite mezunu olan kişiler, lise mezunu olan kişilere göre iklim değişikliğinden daha çok endişe duyuyor. Araştırmaya göre, Türkiye’de iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinin sonucunda ortaya çıktığına dair yaygın bir kabul var. Toplumun sadece yüzde 2’si iklim değişikliğinin olmadığını düşünüyor.

Araştırmaya göre, Türkiye’de iklim değişikliğinin en büyük sorumlusu olarak orman kayıpları görülüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 67’si, iklim değişikliğinin sebebinin orman kayıpları olduğunu söyledi. Bu oran, iklim değişikliğine karşı endişe düzeyi ortada olanlarda bile yüksek. Görüşülen kişilerin yüzde 40’ı petrol, gaz ve kömür gibi fosil yakıtların iklim değişikliğine sebep olduğunu söyledi. Katılımcıların yüzde 33’ü ise iklim değişikliğine kömürlü termik santralların neden olduğunu ifade etti.

Araştırmanın bir diğer önemli sonucu da, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede ne yapması gerektiğine dair halkın görüşleri. Ankete katılanların yüzde 62’si, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede en öncelikli olarak yeşil alanları koruması gerektiğini söyledi. Bireysel mücadelede ise en çok öne çıkan seçenek ağaç dikmek. Ankete katılanların yüzde 53’ü, iklim değişikliğiyle mücadelede bireysel olarak en çok ağaç dikmek istediğini söyledi. İkinci sırada ise güneş ve rüzgârdan üretilen elektriği kullanma talebi var.

Sonuçlar ne anlama geliyor?

Araştırma sonuçları, Türkiye’de iklim değişikliği farkındalığının giderek arttığını gösteriyor. Ancak, toplumun iklim değişikliğiyle mücadelede yeterli çaba gösterilmediğine dair yaygın bir memnuniyetsizlik var.

Araştırma sonuçları ayrıca, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede yeşil alanları korumaya ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmaya odaklanmasının önemli olduğunu gösteriyor.

İklim değişikliğiyle mücadelede, bireysel ve ulusal çabalar birlikte yürütülmelidir. Bireysel olarak, enerji tüketimimizi azaltabilir, su tasarrufu yapabilir, geri dönüşüme katılabilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapabiliriz. Ülkeler ise enerji ve kaynak verimliliğini artırabilir, yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik edebilir, geri dönüşümü ve geri dönüşümlü malzemelerin kullanımını teşvik edebilir ve doğal kaynakları korumak için politikalar ve düzenlemeler uygulayabilir.

Photo by Akil Mazumder on Pexels.com

Bireysel olarak yapabileceğimiz bazı şeyler:

  • Enerji tüketimimizi azaltın. Evinizde ve işyerinizde ışıkları ve cihazları kapatın, enerji verimli cihazlar kullanın ve toplu taşımayı veya bisikleti tercih edin.
  • Su tüketiminizi azaltın. Duş sürenizi kısaltın, musluğu kapatın ve su sızıntılarını onarın.
  • Geri dönüşüme katılın ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanın.
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapın.
  • Doğal kaynakları koruyun ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları edinin.

Bireysel çabalarımızla, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir fark yaratabiliriz. Küçük değişiklikler yaparak, gezegenimizin geleceğini korumaya yardımcı olabiliriz.

Yorum bırakın

Popüler