Özgür Demirtaş, Twitter’da doların yükselişini değerlendirdi

BlogEkonomi Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Twitter'da doların rekor yükselişine değin bir akış paylaştı.
Özgür Demirtaş, Twitter’da doların yükselişini değerlendirdiÖzgür Demirtaş, Twitter’da doların yükselişini değerlendirdi
Sabah saatlerinde dolar/TL, dolardaki küresel değer kazancı ve devam eden lokal endişelerle 3.68’yi aşarak güne başlamış, günün ilerleyen saatlerinde yükselişini sürdürerek 3,73 liranın üzerini görmüştü. Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı ve iktisatçı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Twitter’dan paylaştığı bir akışla doların yükselişine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Maalesef dolar büyük bir zıplama gerçekleştirdi, rekor üstüne rekor kırdı. Çoğu kişi kuvvet vaziyette kaldı. Önce hal tespiti yapmak gerek. Çünkü sorunumuz durumun yanlış tespitiyle başlıyor. Problemin ne olduğunu objektif değerlendirmeliyiz. Türkiye’de finans dışı şirketlerin 210 milyar dolar açığı mevcut ek olarak Bankalarımız verdikleri kredileri Dolar ve Euro ile dışarıdan alıyor. Bizim ‘Türk malı’ dediğimiz ürünleri bile üretirken olmamış maddeyi dışarıdan alıyoruz. başka bir deyişle ihraç ederken bile ithal etmek zorundayız. O yüzden NET ve AÇIK şekilde (ve maalesef) ülkemizin dolara ihtiyacı mevcut Dolar bizi ilgilendirmez söylemek tam anlamı ile hayalperestlik. Türkiye’nin cari açık veren daha bir çok başka ülke gibi dolara ihtiyacı mevcut Buna ters cümle söyleyen iktisat bilimini bilmiyordur. Bir başka mevzu nema nema sebep değil sonuçtur. Bir ülkenin yüzde kaç faizden borç bulabildiği ile bir kişi ya da şirketin yüzde kaç faizden borç bulabildiği aynı şeye bağlıdır. O kişi yahut o şirketin RİSKİNE. Faizi indirmenin yegane yolu ülke riskini indirmektir. Yoksa ürem elbette emirle inmez. Tam aksine Fırlar. Daha kolay düşünün eğer nema emirle inse tüm şirketler ve ülkeler kendilerine borç verenlere bir buyruk verirlerdi ve olay çözülürdü. Yoksa Brezilya, Yunanistan naifmi de buyruk vermiyor gibi kolay bir soru bile nema nedendir argümanını yerle bir eder. Bir başka mevzu enflasyon. Türkiye’nin en büyük sorunu katılaşmış ve inmeyen enflasyondur. artan dolar enflasyonu da zıplatacaktır. Bu konulara bir bakalım sonra düşünürüz söylemek çıkan yangın kendi kendisine söner diye beklemektir. Yüksek nema elbette Reel sektör için kötüdür. Kim ister yüksek faizi? Elbette kimse istemez. ama nema bir sonuçtur. Örneğin kimse hasta olmayı istemez. ama yanlış beslenirseniz hasta olursunuz. Yanlış gıda sebep hasta olmak sonuçtur. Hasta olduğunuz için yanlış beslenmezsiniz. Yanlış beslendiğiniz için hasta olursunuz. yeniden örneğin, tembel öğrenci olduğunuz için düşük not alırsınız. Düşük not aldığınız için tembel değilsinizdir. nema de not gibidir. Yüksek nema elbette bir yüktür, yüksek dolar elbette bir yüktür fakat bunları düşürmenin yolu Türkiye’nin riskini indirmektir. Dolar değerleniyorsa Türkiye’deki miktarı az demektir. Bunu çoğaltmak için dolar çekmek gerekir. Dolar da siyah kaşa siyah göze gelmez. Diyelim ki siz Tayvanlı bir yatırımcısınız. Elinizde dolar mevcut Sıfıra yakın reel ürem veren Türkiye’ye sebep giresiniz? Maalesef girmezsiniz. Peki ne yapmak gerekiyor? Uzun ve kısa vadeli olarak ikiye ayrılabilir çözüm. Bana uzun vadeli çözüm önerdiğim vakit kızıyorlar. Bu tipik bir Türk halkı sabırsızlığı. Bir günde başarılı, bir günde varsıl bir günde güçlü olmak istiyoruz. Söyleyeyim: yok öyle bir şey. Türkiye acilen eğitim reformuna girişmeli (çok geç kalıyoruz), kurumların bağımsızlığı olmazsa olmaz. Yoksa elektrikleri kapatıp çıkın! Bunların asıl sonuçları uzun vade de gelse bile kısa vade de bunlara girişmeniz bile bize döviz getirenlere güven olacaktır. Döviz’deki feci fırlamanın kısa vade de durdurulmasının yolu ise Merkez Bankası’nın TAM (mış gibi değil TAM) bağımsız olmasıdır. Merkez Bankası piyasa oyuncularını nema artırabilirim hem de istediğim kadar diye tehdit edemediği sürece hiç bir etkisi olmayacaktır. Eğer Merkez Bankası tam bağımsız devinim edip kredibilitesini sağlarsa o vakit bir nema artışı ile dolar/TL’nin göçebileceğini düşünen yatırımcı dolara elini süremeyecektir. ama konuya komplo kuramları ile yaklaşıldığı sürece, nema nedendir denip suni olarak düşük tutulduğu başka bir deyişle piyasaya Merkez Bankası ürem arttıramaz mesajı verildiği sürece YTL çok kuvvet vaziyette kalacaktır. Kısa vade de Merkez Bankası’ndan ati katı birden ve beklenti üstü ürem kararı doları durdurur. fakat o vakitte büyümemiz durur söyleyenler olacaktır. Unutmayın ürem sonuçtur. Öğrencinin morali bozulmasın diye düşük not almamış gibi yapmak, sınavın kazanılmadığı gerçeğini değiştirmeyecektir. Evet ürem artacaktır fakat sonra devreye girecek REFORM hareketi ile Türkiye, faizleri yeniden (bu sefer daha kalıcı) bir şekilde indirebilir. Toparlayacak olursam: Kısa vadede Merkez Bankası bağımsızlığı, katı ve beklenti üstü ürem kararı, azalan toplumsal kutuplaşma, yükselten kucaklaşma, uzun vadede ise eğitim reformları (en radikalinden), kurumlarımızın bağımsızlaşması, yükselten ARGE bütçeleri, özgürleşen bireyler… Türkiye’yi ve içinde yaşayan bizleri rahat ettirecektir.”
loading...

Yorumunuzu Bırakın